Salı , Ağustos 21 2018
Ana Sayfa / Haberler / Okul seçerken neye dikkat etmeliyiz ?

Okul seçerken neye dikkat etmeliyiz ?

Okul’un ilk 1 – 2  ayı, çocuk için olduğu kadar ebeveynler için de zorlayıcı geçebilen bir süreç. Ama önceden hazırlıklı olunduğunda bu zamanı rahat bir şekilde geçirmek de mümkün.

• Günlük programda sabah, öğlen ve akşam 20 dakika olmak üzere toplam 1 saatlik serbest oyun zamanı var mı? Serbest oyun zamanı demek, çocuğun neyle, kiminle ve nasıl oynayacağını tamamen kendisinin seçtiği, temel sınıf kuralları dışında bir yapılandırmanın olmadığı saat demektir. Genel düşüncenin aksine, çocuklar her alanda en verimli gelişimi bu saatlerde sağlarlar.

• Yeni başlayan çocuklara yönelik ortalama 1-2 hafta süren bir oryantasyon uygulaması var mı? Varsa, nasıl uygulanıyor? Çocuk okula başlar başlamaz 2 saatten daha uzun bir süre okulda kalmaya zorlanmamalıdır. Çocuğun okulunu ve öğretmenini tanıyacak zamana ihtiyacı vardır ve buna saygı duymak gerekir.

• Çocuklar günün tamamını kapalı alanda mı geçiriyorlar, yoksa her gün bahçeye çıkıyorlar mı? Sadece iyi havalarda değil, senenin her günü çocuklar mutlaka dışarı çıkmalıdırlar.

• Öğretmenler çocuklara nasıl sınır koyuyor? Kurallar çocuklarla uygun bir dille paylaşılmalı, sınıf içerisinde konuşularak öğretilmeli, uygulanırken kesinlikle çocuklara bağırılmamalı, tepki gösterilmemeli. Çocuğa saygı duyulmadığı sürece çocuk ortama uyum sağlama işbirliğini göstermez.

• Çocuklar tüm günü aynı sınıfta mı geçiriyorlar? Gün içerisinde alan değiştirerek, farklı sınıflarda yaptıkları aktiviteler mutlaka olmalı.

• Sınıflarda çocukların göz seviyesinde bulunan bir duvar saati var mı? Bu saat çocuğunuz okula alışırken onun en büyük yardımcısı olacak. Çocuğun saati okuyabiliyor olması gerekmiyor. Öğretmen bir etkinliğin ne zaman başlayıp ne zaman biteceğini, eve gitme zamanının ne zaman geleceğini saat üzerinde işaretleyerek gösterebilir.

• Güne fiziksel aktiviteler yaparak başlanıyor mu, ya da günlük programda fiziksel aktivitelere yer var mı? Haftanın sadece bir günü spor dersi yapmak sağlıklı gelişim için yeterli değil.

• Sabah okula gelir gelmez yapılan bir çember zamanı var mı? Çember zamanı, öğretmen ve çocukların bir çember şeklinde yere oturarak birbirlerini selamladıkları, kendilerini nasıl hissettiklerini konuştukları, günlük akışta neler olacağını paylaştıkları, güne başlama şarkıları söyledikleri, ortalama 20 dakika süren bir zamandır. Çember saati günün en değerli saatidir. Bu zamana düzenli olarak katılmayan çocuk kendisini sınıftan kopuk hisseder.

• Çocuk okula geldiğinde onu kim karşılıyor, sınıfa kim geçiriyor? Çocuğu karşılayan kişinin güler yüzlü, sabırlı, sabah karşılaşmaktan keyif alınacak biri olması çocuğun ruh halini pozitif etkileyecektir.

• Öğretmenler çocuklarla konuşurken dizlerinin üzerine çökerek, göz seviyelerine inerek mi konuşuyorlar, yoksa yukarıdan mı konuşuyorlar? Çocuklarla iyi bir bağ ve iletişim kurabilmenin en temel noktası çocuğun göz seviyesinde olmak ve çocukla içten göz teması kurmaktır.

• Çocuk kendisini üzgün hissettiğinde, zor anlar geçirdiğinde ona kim yardımcı oluyor, bu durumlara karşı nasıl bir yaklaşım var? Ağlayan çocuk geçiştirilerek susturulmaya çalışılıyor mu, bir köşede bırakılıyor mu, ağladığı için utanacağı sözler duyuyor mu? Sene boyunca çocuğun yaşayacağı tüm duygulara karşı saygı ve sevgi dolu, anlayışlı bir yaklaşım gösterilmesi çok önemli. Sadece okul psikoloğu değil, tüm eğitmen kadrosu çocuğun yoğun duygularına empati ile yanıt vermeyi bilmeli. Okul psikoloğu her zor anında çocuk ile birlikte olamayabilir.

• Sınıf ortamında demokratik bir düzen var mı? Bu düzen nasıl sağlanıyor? Herkesin eşit söz hakkına sahip olduğunu bilmek, fikrinin ve ihtiyaçlarının duyulacağını bildiği bir ortamda olmak çocuk için önemlidir. Öğretmen için her çocuk sadece lafta değil, pratikte de eşdeğerde olmalıdır. Buna hiçbir çocuğu etiketlememek, isim takmamak da dahildir.

• Öğretmenler çocukların fiziksel alanlarının farkında mı ve buna saygı duyuyorlar mı? Çocuğun montunu çocuktan önce çıkarmaya çalışan, çocuğu izinsiz ve gereksiz yere öpen, çocuğu başkalarının önünde soyup giydiren, kendisine favori seçtiği bir çocuğu sürekli kucağına alan pek çok öğretmen var.

• Sadece öğretmen merkezli bir sistem mi var, yoksa çocuk merkezli bir yaklaşım de kullanılıyor mu? Benim tercihim tamamen çocuk merkezli okullar kurmaktan yana olsa da her okul bu yaklaşımı tamamen uygulamayabilir. Ancak bu, tüm kararın ve yönetimin tamamen öğretmenlerin elinde olmasını gerektirmez. Çocuklar sınıf içi kararlarda söz hakkına sahip olmalı, düşüncelerini özgürce ifade edebilmek konusunda desteklenmeli, bastırılmamalıdır. Çocuk merkezli yaklaşımı ve iletişim dilini uygulamak eğitim gerektirir, bu konuda okulun hali hazırda bir bilgisi yoksa bir uzmandan eğitim desteği alınabilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir